Günümüzde hemen her anne-baba, çocuklarının yaşamlarının her alanında başarılı, mutlu olmasını arzu eder ve bunun için ellerinden geleni yapmaya çalışır. Çocuklarının geleceklerini inşa etme konusunda destek vermek kuşkusuz her anne-babanın en önemli görev ve sorumluluklarından biridir.

 

Aileler, iyi bir eğitimin çocuğunu hayatta başarılı kılacağını umar. Bu umudun altında, okul başarısının kısa vadede meslek ve iş başarısına, daha uzun vadede ise hayatta başarılı olmaya temel oluşturacağı inancı yatar. Çoğu anne-baba bu konularda duyarlı olmasına rağmen çocuklarını nasıl destekleyeceklerini tam olarak bilemez.

 

Ailelerin, çocuklarının başarılı olmaları adına yaptıkları yanlışlar günümüzde sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Bu yanlışlar arasında; ebeveynlerin zamanında yapmak isteyip de yapmadıklarını çocuklarına dayatması, kardeşleri ya da diğer çocuklarla kıyaslama içerisinde girmesi, yapıcı değil yıkıcı geribildirimlerde bulunması ya da kendi mesleğini devam ettirme yönünde çocuğa baskı yapması sayılabilir. Tüm bunların yanı sıra, çocuğun bu süreçte tamamen serbest bırakılması ve hiç yardımcı olunmaması da yapılabilecek en büyük hatalardan biridir.

 

Ebeveynlerin öncelikli olarak yapması gereken, çocuklarının bir birey olduğunu; yetenekleri, hedefleri ve değerleri ile kendine has bir kişiliğe sahip olduğunu kabul etmektir. Meslek seçimi aşamasına gelmiş bir genç, yaşı itibariyle, kendi bağımsızlığını kazanmak, bireysel ve toplumsal kimliğini bulmak, yaşamını düzenlemek ve toplum içerisinde kendine yer edinmek gibi beklentiler içerisindedir. Tüm bu beklentilerin farkında olunması ve ebeveynler ile genç arasında bir köprü oluşturulması, atılması gereken ilk adımdır.

 

Genel olarak bakıldığında amaç, çocuklarımızın hayatta istedikleri mesleğe sahip olmaları ve o mesleği icra etmeleri konusunda çocuğumuzu yakından tanımaya çalışarak, onların hedeflerini ve değerlerini önemseyip, meslek seçiminde gerekli desteği vererek hayatta mutlu ve başarılı bireyler yetiştirmektir.

 

Seda Saygın